
Haber Tarih : 12 Mayıs 2008, 13:59
'Benden ne karı olur ne koca'
'Bekir coşarla evlenmedim'
Sevgilisi Bekir Coşar ile Hollanda'da gizlice evlendiği dedikodularını da yalanlayan İpekçi, özel hayatı ve tercihleri hakkında bilinmeyenleri anlattı.
KADININ KUVVETİ ÇEKTİ
* Kadın olmayı istediniz mi?
Kadın olmayı istediysem, sadece giyinmek için istedim. Doğurup anne olmak için istemedim. Kadının giysisi, gücü ve kuvveti beni kendisine çekti. Benim için kadın çok tanrısal bir şey. Bence kadın olmak; Allah'ın verebileceği en büyük lütuf. Çünkü kadın doğurgan bir varlık. Dünya kadınlar üzerine dönüyor.
* Erkekler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Erkek milleti çok zayıf, çabuk kandırılabilen ve çocuk gibi varlıklar. Erkek olmak bana çok zayıf geldi. Kadınlar hayran olduğum harika yaratıklar.
* Ama bir taraftan da kadınlarla iş yapıyorsunuz...
35 yıldır kadınlarla çalışıyorum. Kocalarından şikayet eden kadınlara söylediğim tek bir şey var: Bence kocanızın hiçbir kabahati yok, kabahat sizlerde.
AĞLAMAK SİLAHTIR
* Gerçekten mi?
Kötü giden bir evlilikte erkeği hiç suçlamam. Kadını suçlarım. Çünkü kadın o evliliği kötü götürüyordur. Erkekler kadınların esiri. Kadınların zavallı bir şekilde ağlaması bile numaradır. O an en güçlü silahını kullanıyordur. Ancak onların ağlamasını erkek denen mahlukat yutar. İkisi arası bir varlık olarak, kadınların ağlamasını yutmam ben.
ERKEKLERE ÇOK ACIRIM
* Erkeklerden yana mısınız?
Erkeklere çok acırım. Kadının arkasında hep bir perde vardır. Kadına ne kadar güzel olduğunu söylüyorsun dönüp arkasına bakıyor. 'Arkamda biri mi var?' diye. Erkekler hep eğlenceli gelmiştir bana. Kadın hiçbir zaman çocuk olamıyor.
* İkili ilişkilerinizi nasıl yaşarsınız?
Her ilişkimi istediğim gibi yaşadım. Çok uzun yıllar birisiyle birlikte oldum. Bu ilişki tam 17 yıl sürdü. Ama Bekir'le olan ilişkim gibi değildi. Bir kere sokağa benimle çıkmazdı. Herkesin bilmesine rağmen, o bir deve kuşu gibi bilinmemesini tercih ederdi.
BEKİR'LE ÇOK RAHATIM
* Ya Bekir Coşar'la ilişkiniz?
Bekir'le çok rahatım. Çünkü çok dürüst bir insan. Bütün bunları da 'Roman' kökenli olmasına bağlıyorum. Romanların 'o anı yaşamak' kültürleri var. İkimizin de birbirimizi çok iyi taşıdığına inanıyorum.
* Onu seviyor musunuz?
Tabii ki. Ona bir şey olursa çok üzülürüm. Altı yıldır onu gördüğüm her zaman mutlu oldum. Onun sevdiği bir şeyleri yalnız yerken boğazımdan geçmiyor. 'Karnı şimdi aç mı?' diye düşünüyorum.
* Bekir Coşar Roman, siz ise farklı bir kültür. Nasıl anlaşıyorsunuz?
Çünkü çok kültür farkımız var. Ben çok maddesel bir aileden geliyorum. O ise maddesel olmayan bir aileden geliyor. Bazen benim birkaç evimin olması aramızda sorun oluyor. Evimdeki tablolar ya da antikalar tartışma nedeni olabiliyor. Bir türlü anlam veremiyor. 'Neden bunlara dünyanın parasını ödeyip evinde tutuyorsun?' diye soruyor.
BENDE ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
* Zor oluyor mu bu durum?
İşin doğrusu beni anlamaması hoşuma gidiyor. Bekir için bir evin varsa, karnın doyuyorsa ve sağlığın yerindeyse yaşam böyle geçip gider. Bende de çok şeyi değiştirdiğini kabul ediyorum. Mesela Aralık ayında giymek için birkaç ay önceden palto alırdım. Aralık ayı geldiğinde dolaptan çıkarıp giyerdim. Halbuki Bekir aldığını anda giyer. Bana bir gün dedi ki; 'Yaşamda neyin garantisini veriyorsun? Şu kapıdan çıktığımız zaman kafamıza bir şey düşüp ölsek ne olacak?' Şimdi ben de öyle düşünmeye başladım.
Takvim

